Berrin Yazgı Elek, Arda Steve Alban, Belemir Topkaya
Güneşin sırtından inmediğim yılları ölümsüzleştirmek için yazıyorum bu satırları. Alkış sesleri, katıla katıla gülmeler ve krema tadı eşlik ediyor geceme. Biraz önce reşit olan bir kızın yaş günü şarabı mısralarıma damlamış. Alelade bir sahil kasabasının, babaannemden miras kalan uyduruk tatil sites...
Bu yazıyı okurken yanınızda bir fincan kahve olduğundan emin olun. Çünkü kahveyi hissetmenizi çok isterim. Kahvenin ismini duymanız bile uykunuzu açıyorsa; neden bir fincan kahve içmeyesiniz?
İlkokul zamanlarında şiir yazardım. Sondaki kelimeleri birbirine yaklaştırmaya çalışırdım, bunun adının kafiye olduğunu sonradan öğrendim. Kendi kendime bir şeyler yazıyordum. 40 yıldır şiir yazıyorum. Şiirlerimi insanlarla paylaşmaya başlayalı da 15 sene olmuştur.
Korkmayın. Kağıt ve kalemden korkup ağlayan insanlar olduğunu biliyorum. Başarısızlıktan korkuyorlar ve denemiyorlar. Halbuki bunların tamamı bir basamak. Korku, bir sanatçının en büyük düşmanıdır.
Direniyorum Yin’ime ama karanlık daha hızlı yayılıyor ışıktan, çok zaman yok.Sadece tutuşmuş bir çınar gibi kül olana kadar aydınlatabileceğim bir zaman var.Aydınlattım.Sonra kapattım gözlerimi içime döndüm.Kokusu yayıldı dumanımın boşluğumda.Tutuştum, haykırdım, sustum, kor oldum, söndüm, sis oldum...
Kesinlikle özgün olun. İlk başta kendiniz için bir şeyler yapın ve bu süreçte olabildiğince özgün kalmaya özen gösterin. Ürettiklerinizi başkaları ya da bir topluluk için değil, önce kendiniz için yapın. Kendinizi dinleyerek, içsel motivasyonunuzu üretmek; hem yaratıcı süreçte hem de kişisel tatmind...