Var olmaya çalışırken bıraktığım
İzlerimle akıtıyorum var/lığımı
Dağların arasındaki mağarada
Tekrar doğmak için arıyorum
zümrüdüanka’mı
Kanatlarımı sürüyorum serin sulara
Pençelerimi bileyliyorum toprak anayla
Nergislerin yaşam tozlarıyla bezeniyorum
-ardından-
Susturuyorum tüm tabiatı
Geçmişimden gelen arayıştaki
Benlik silsilesinin haykırışlarını
Tadabilmek için gök/y ü z ü n d e
Sızlıyor rüya parçacıklarım
Ruh ve beden arasındaki savaşta
Hayatta kalmaya çalışıyorum
Dinle ruhum, bu bir aradasıkışmışlıköyküsü
İyinin ve kötünün ötesinde
Bir kimlik değiş-tokuşu
Nerede köklenip büyüdüğünü seçemediğim
araftayım
Ey insanoğlu,
Kuşan damarlarında akan beşerilikten
Ördüğün kan hançerlerini
Ürkütmeden içindeki ceylanı
Sapla gözlerinin en derinine
Gördüğün ve gördüğümün ardında saklananı
Ayırt edebime gayesiyle
Yeniden doğur beni ışıklar içinde
Karanlık mayamla sarmalayarak yüzleştir
Yerin ve göğün yedi katında
Rüzgarın narinliğiyle es ve
Fısılda tüm çocukların kulaklarına:
gölgenle dans edebilme cesaretini göstermelisin
Ki serilsin ayaklarının altına yerküre
Umut iplikleriyle örülsün kozan
Bütün hücrelerinde hisset yitireceğin kabuğu
Buğulu beklentilerinden çağla
Bebek mavisi masumluğunla vedalaş
Yırt o katranlaşmış rahim zarını
Nihayetinde bul içimizdeki alazlı
zümrüdüanka’yı
