SofArt ve EFSAD ortaklığında, yüz yüze olmak üzere bir temel fotoğraf semineri ve seminerin devamında da bir fotoğraf okuma etkinliği düzenledik. EFSAD başkanı Ayşe Güzin ÖZLÜ ve derneğin üyelerinden eğitmen Mehmet BAYSAN ile gerçekleştirdiğimiz röportajda hem etkinlik içeriğinden hem de fotoğraf sanatının teknik ve uygulamalı taraflarından bahsettik.
1- EFSAD nedir? EFSAD’ın vizyonu ve misyonu nedir?
Ayşe G. Ö.- EFSAD, Eskişehir Fotoğraf Sanatı Derneği’dir. EFSAD’ın amacı sanatsal, toplumsal ve bilimsel yönleriyle fotoğrafçılığın gelişmesini ve yaygınlaşmasını sağlamak, fotoğraf çeken insanlar arasında dayanışma ve iletişim kurarak fotoğraf üretimini artırmaktır.
2- Neden EFSAD? Neden EFSAD’ın etkinliklerine katılmalıyız ve ne tarz etkinlikler yapıyorsunuz?
Ayşe G. Ö.- Deneyimli ve alanında yetkin kişilerle düzenlenen; fotoğraf seminerleri, atölyeler, sergiler ve fotoğraf gezileriyle birlikte bilgilerin pekişmesi açısından tabi ki EFSAD.
Mehmet B.- EFSAD 30 yıllık, dernekler yasasına tabi olan ve Türkiye’deki birçok büyük fotoğrafçıyı ağırlamış, onların tecrübelerini paylaşmış, üretmeyi seven bir dernektir, bu yüzden EFSAD.
3- SofArt ve EFSAD ortaklığında gerçekleştirdiğimiz etkinlik sonunda katılımcıların ne gibi yetkinlikler kazanacak?
Mehmet B.- Etkinliğimizde konuşacağımız konular sırasıyla: Neden fotoğraf çekiyoruz, fotoğraf çekerken neler kullanıyoruz, megapiksel nedir ve ne kadar önemlidir? Bu konular doğrultusunda fotoğrafı güzel gösteren özelliklerin ne olduğunu katılımcıların zihninde canlandırmaya çalışacağız.
4- Temel fotoğrafçılıktaki teknik terimler nelerdir, bunları kullanırken nelere dikkat edilmeli?
Mehmet B.- Günümüzde genel kitle tarafından en çok kullanılan terim megapiksel. Analog makinalardan günümüzde kullandığımız dijital makinelere ve cep telefonlarına kadar 3 adet temel teknik terim var, enstantane, diyafram ve ISO. Özetle açıklamak gerekirse, enstantane, fotoğrafta hareketi dondurmamızı veya mümkün kılmamızı sağlayan ayardır ve birimi saniyedir. Diyafram açıklığı fotoğraftaki net alan derinliğini ve fotoğrafın boyutunu belirlememizi sağlar. ISO ise fotoğraf makinesinde kullandığımız film veya sensörün ışığa karşı duyarlılığını ayarlayan ve karanlıkta veya aydınlıkta doğru pozlamayı bulmamıza yarayan ayardır. Bu terimleri anlamak, fotoğraf çekerken fotoğraf makinesine hükmedebilmek açısından çok gerekli. Bu bisikleti havada yakalarken enstantane değerini doğru ayarlamak oldukça önemli (Fotoğraf 1). Şişe ve bardak fotoğrafında ise net alan derinliği yani diyafram açıklığının değeri fotoğrafı ışık tercihiyle birlikte oluşturuyor diyebiliriz (Fotoğraf 2).
5- Temel fotoğraf makinesi ayarları nelerdir ve ekipman seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
Mehmet B.- Makine veya objektif seçerken nasıl bir fotoğrafçılık tarzımız olduğuna yönelik seçimlerde bulunmalıyız fakat aslında en iyi makine yanımızdaki makinedir çünkü anı yakalamak makinenin özelliklerinden daha mühimdir. Bir diğer mühim husus da o makineye hükmedecek kadar ayar bilgisine sahip olmamızdır. Anlık olarak hangi ayarı yapacağımızı bilmek anı yakalamak açısından makinenin özellikleri kadar önem arz eder.
6- Farklı fotoğrafçılık türleri nelerdir ve bu türlerde çekim yaparken spesifik olarak neye dikkat etmeliyiz?
Mehmet B.- Öncelikle, hayatını fotoğrafçılıkla kazanan profesyoneller var mesela model, düğün ve ürün çekimleri. Hobi fotoğrafçılığında ise bir fotoğrafçının en başta yapması gereken sokak fotoğrafçılığıdır. Alırsınız makinenizi, çıkarsınız dışarıya ve fotoğraf çekersiniz. Eskişehir’i baz alırsak Odunpazarı, Adalar, Doktorlar Caddesi bize çok güzel fotoğraflar verir. Doğa fotoğrafçılığı, su altı çekimleri, gökyüzü fotoğrafçılığı vs. Bu farklı türler farklı ekipmanları gerektirir. Örnek vermek gerekirse kelebek fotoğrafçıları kelebeğin tüm desenlerini net olarak yakalamak için makro objektif tercih ederler. Sualtı fotoğrafçılığında kameraya koruyucu bir ekipman takılır, gökyüzü fotoğrafçılığında ise makinemize teleskop bağlanabilir. Tarihi yerleri çekmeyi seviyorsanız Aspendos’u tek kareye sığdırmak için veya Mardin’in sokaklarını tam haliyle çekebilmek için geniş objektife geçersiniz, zamanla hangi fotoğrafçılığa ilginiz olduğunu anladıkça seçimleriniz oturuyor.
7- Fotoğrafta kompozisyon nasıl oluşturulur, dikkat edilmesi gereken temel unsurlar nelerdir?
Mehmet B.- İnsan gözünün alışık olduğu ve tercih ettiği bazı kompozisyonlar var, biz güzeli görmek isteriz. Güzellik göreceli olsa da teknik olarak incelediğimizde karşımıza ilk olarak altın oran kavramı çıkıyor. Fotoğraf kadrajını enlem ve boylam olarak üçe böldüğümüzde, kesişme noktaları altın oran noktalarıdır. Fotoğrafımızda vurgulamak istediklerimizi o noktalara yerleştirmeye çalışırız. Tabi ki bu oranı yakalamak anlık çekimler yaparken hep mümkün olmayabilir. Eğer bir ürün fotoğrafı çekiyorsan altın oranı yakalamalısın ancak anlık çekimlerde bu oranı yakalamak zor olabiliyor ki aslında tarihe geçmiş fotoğrafların çoğunda altın oran bulunmuyor, orada fotoğrafın öyküsü ve anlatılmak istenen daha önemli oluyor.
Güzin Ö.- Hangi fotoğrafçılığı yapıyorsanız o fotoğrafçılığın duygu ve temalarını işlemek durumundasınız. Minimal bir fotoğraf çekerken altın oran çok mühim olmayabilir, orada sadelik ön plandadır. Yerine göre tercih edilebilecek kompozisyon çeşitleri mevcut, neticede bir tekstil ürünü çekilirken, renk ve kaliteyi yansıtmak daha doğrudur. Mühim olan gözü fotoğrafı incelemeye teşvik edebilecek kompozisyonlar yaratmaktır.
8- Farklı pozlama türleri nelerdir, nasıl kullanılmalıdır?
Mehmet B.- Fotoğrafçılıktaki en önemli hususlardan birisi karşımızdakine ne anlatmak istediğimizdir. Pozlama, diyafram, enstantane ve ISO kullanılarak görüntünün film üzerinde oluşmasıdır. Fotoğraf neticede ışıkla oluşur. Örneğin şişe ve bardağın bulunduğu fotoğrafta u ışık anlatmak istediğimiz şey için yeterli (Fotoğraf 2). Tabi ki de özel bir neden yoksa doğru pozlanmış fotoğraf tercih edilmelidir.
9- Doğal ışık ve yapay ışık arasındaki farklar nelerdir, nasıl kullanılmalıdır?
Mehmet B.- Doğal ışık dendiğinde ilk aklımıza gelen kaynak güneş ve aydır. Işık, fotoğrafı aydınlattığı gibi gölgeler oluşturduğu için boyut da katar. Bulutlu bir havada gölge olmadığı için boyut olmaz. Gündoğumu ve günbatımı, o zamanlarda çekilen fotoğraflarda gölgeler fotoğrafa hem boyut hem açı kattığından çekim için uygun zamanlardır. Doğal ışığın kötü tarafı ise istediğimiz anda elde edemememiz ancak yapay ışıkta renklere ayar yapabiliyoruz. Bu sebeple Still Life fotoğraflar çoğunlukla yapay ışıkla çekilir.
10- Fotoğrafta temel ışık ayarları için bir program kullanıyor musunuz, sıklıkla kullandığınız ayar ve teknik nedir?
Mehmet B.- Aslında doğru pozlamayı yakalamak için temel ışık ayarlarını yaparken gözümüzle karar verebiliriz. Ancak teknik olarak bakarsak fotoğraf makinelerinde histogram adlı bir grafik mevcut (Grafik 1). Bu grafikte sol kısım koyu sağ kısım ise aydınlık alanları temsil eder. Doğru pozlanmış fotoğraflarda siyah ve beyazların dengeli şekilde bulunmasını isteriz dolayısıyla histogramları çan eğrisi şeklindedir. Mesela şişe ve bardak fotoğrafında bu grafik tamamen soldadır (Fotoğraf 2).
Ayşe G. Ö.- Dengeli fotoğrafların histogramları çan eğrisi şeklinde olsa da istenen çıktıya göre High-Key ve Low-Key kullanarak fotoğrafı patlatabilir veya karartabilirsiniz.
11- Fotoğraf çekerken kullandığımız RAW ve JPEG formatları nedir ve neden kullanılır?
Mehmet B.- JPEG dünya genelinde kullanılan standart bir formattır. RAW formatı is makineden makineye değişen bir uzantıdır. Aralarındaki fark ise, JPEG renk ayarları ve tüm haliyle bitmiş bir fotoğraf iken RAW makinemizin fotoğraf işleme programlarıyla üzerinde değişiklik yapabileceğimiz bir çeşit açık kaynak yazılımına benzer. Fotoğraf makineleri renkleri bizim gözümüz kadar doğru ölçemez dolayısıyla bazen renklerin doğru değerlerini biz ona öğretiriz. Mesela aynı rengi tungsten, floresan, güneş ışığında çektiğimizde beyazlar olduğundan farklı gözükebilir. Biz, beyazın beyaz olduğu ayara getirmeye çalışırken, JPEG üzerinde bu ayar değişimi diğer renkleri de etkilerken RAW üzerinde yalnızca beyazı etkiler.
12- Fotoğrafçılığa yeni başlayacaklar için tavsiyeleriniz nelerdir, bu bağlamda yeni başlayacaklara ilham olacak bir söz söyler misiniz?
Mehmet B.- Öncelikle ürün incelenmesi çok önemli, bir fotoğrafa bakarak, hangi enstantanede, hangi diyafram açıklığında çekildiğini veya ışığın nereden geldiğini tahmin etmeye çalışmaları gerekiyor. İkincisi de fotoğraf çekmeleri, çekim yaparken de ışığın konumunu değiştirmeleri, altın oran veya diğer kompozisyon kurallarını denemeleri gerekiyor. Bunlara ek olarak mutlaka seçerek paylaşmalılar. Aynı zamanda fotoğraf projelerine katılmak ya da tematik çekimler yapmak da faydalı olabilir, mesela sokak fotoğrafçılığı yaparken sadece sokak hayvanlarını çekmek veya özellikle bir renk seçip ona göre çekim yapmak. Herhangi bir obje bile seçilebilir örneğin kapı tokmakları, bu algıda seçicilik oluşturacaktır. Tarzınızı ve kendi bakış açınızı oluşturmak için bu faydalı olabilir.
Ayşe G. Ö.- Aynı zamanda teknik kısımlarla ilgili okuma yapmaları da çok önemli. Ben film izlerken bile ona fotoğraf gözüyle bakıyorum. Kişilerin duruşu, ışığı nerden verdikleri, nasıl bir efekt ve duygu vermek istediklerine kadar inceliyorum. Kimisi pan sever, kimisi silüet sever, herkesten bir şey öğrenmek gerekiyor. Fotoğraf çekmek ve fotoğraf çekenlerle birlikte olmak bu yüzden önemli.
13- Fotoğraf çekerken nasıl bir duygu haline bürünüyorsunuz ve kendi fotoğrafçılık tarzımızı nasıl buluruz?
Ayşe G. Ö.- Ben fotoğrafı bir belgeleme aracı, unutulmaya ve yok olup gitmeye karşı bir direnme yolu, bir sanat ve iletişim şekli olarak görüyorum. Biz genelde projeler üzerinden çalışıyoruz. Bu projeler 8 aydan bir yıla kadar sürebiliyor ve bu süreçte mutlaka bir duyguya bürünüyorum. Odaklandığım konu ne ise konuyla alakalı oluşan duygular da fotoğrafa yansıyor ki bu duygulara mutluluk, hüzün vs. diyemiyorum. Fotoğraf daha karmaşık duygular yaratabiliyor.
Mehmet B.- Gezilerdeki amacımız fotoğraf çekmekten ziyade iletişim kurmak ve temas etmek olduğundan, orada oturup sohbet etmek, yemek yemek ve onları tanımak, özetle bu sürecin kendisi duygu yaratıyor. Fotoğraf çekmekten öte o yoldan ben daha çok keyif alıyorum.
14- Fotoğrafçıların uyması gereken etik kuralları nelerdir, nelerden kaçınmalıyız?
Ayşe G. Ö.- Sokakta en çok insanlar ve canlılarla birlikte olduğumuz için onlardan izin almamız çok mühim, Birini çekiyorsak kendisinden, sahipli bir hayvanı çekiyorsak sahibinden veyahut bir çocuğu çekiyorsak da ebeveynlerinden izin almamız gerekiyor. Eğer sorarlarsa da fotoğrafın ne zaman, nerede ve ne için kullanılacağını kibarca cevaplamak önemli.
Mehmet B.- Saygı önemli, sadece insana değil mekâna da saygı duyulmalı. Bir çiçeği koparmadan çekmek gerekli. Ki yapacağınız saygısız bir hareket aynı yere gelen diğer fotoğrafçıları da engelleyecektir. Yapay fotoğrafta ise kandırmamak gerekiyor, olmayan bir ürünü varmış gibi sunmak oldukça yanlış. Etik olarak reklamı yapılan ürünün aslına uygun ve benzer olarak fotoğraflarını oldukça önemli çünkü fotoğraf, görsel olduğundan bir sözden daha etkili olabiliyor.


