Dünyadaki şüphesiz en tartışmalı eserlerden olan Mona Lisa, 1506 senesinde Leonardo Da Vinci tarafından üç senelik bir uğraş sonucunda tamamlandı. 1793 senesinden beri Louvre müzesinde sergilenen eser günümüze kadar müzenin en ilgi çeken eseri oldu. Johannes Vermeer tarafından 1665 senesinde yaratılan İnci Küpeli Kız tablosu ise 1902 senesinden beri Mauritshuis’ta ziyaretçilerini beklemekte. Yüzyıllardır ait oldukları yerde ziyaretçilerini ağırlayan bu ve bunlar gibi onlarca eserin ortak noktası, geçtiğimiz günlerde aktivizm adı altında vandallığa uğramaları.
Fosil yakıtların tüketimine ve ruhsatlandırılmasına dur deme parolasıyla yola çıkan “Just Stop Oil” aktivistlerinin sanat eserlerini hedef alması, pek çok insan tarafından tepki çekmekte. Sosyal medyada da hızla yayılan bu eylemler doğrultusunda, sanat eserlerine patates püresi, domates çorbası, mürekkep fırlatmanın ve yine bu eserlere kendilerini yapıştırmanın iklim krizi konusunda ne gibi bir farkındalık yaratmasının hedeflendiği oldukça merak edildi.
Van Gogh’un Ayçiçekleri eserine yapılan saldırıdan sonra aktivistler tarafından gelen eleştirilere yanıt verildi. Yapılan açıklamada yer alan “Kimse bizi kurtarmaya gelmiyor, bu yüzden mesajımızı iletmek için elimizden gelen her kültürel düğmeye basmalıyız. Ve bu düğmelerin, şiddet içermeyen çerçeve içinde, uyanmamızı ve kendimizi kurtarmamızı sağlamak için mümkün olduğunca saldırgan olması gerekir.” (1) cümleleri eylemlere tepki gösteren insanları daha da sinirlendirdi. Farklı açıklamalarda, eserlerin zarar görmeyeceğinden emin olduklarını çünkü eserlerin üzerinde şeffaf bir tabakayla sergilendiğini söyleyen aktivistlerin açıklamaları hiçbir önlem olmaksızın yaptıkları, bu cüretkâr eylemler karşısında yetersiz bulundu.
İklim krizinin günümüzdeki en büyük sorun olduğunu ve bu doğrultuda harekete geçmek istediklerini söyleyen aktivistlere hak vermemek elde değil. Fakat aktivist eylemlerin mantıksal çerçevede, toplumsal farkındalık oluşturacak biçimde ortaya konması ve akılcı argümanlarla kamuoyunun desteği alması sağlıklı sonuçlar doğuracaktır. Just Stop Oil aktivistlerinin gerçekleştirdiği bu eylemler genel anlamda sanat eserlerinin biricikliğine saldırması nedeniyle, sadece sanat severleri hedef alan ve aktivizm mantığına uymayan girişimler olarak akıllara kazınmıştır.



