(1)Gün işte
Aklım güneşte,
Sivrilirim yanmış orduların,
Ham süngülerinde
Faraziyi delip geçen kurşun
Atılmıştır ölüme…
(2)Gün işte
Gözlerim güneşte,
Ah yabancım;
Acı mahzeniyiz, hepsi bu
Geriye bir tek,
Cânı gönülden çekilen acı kalıyor,
Bizleri ayıran mesafe o denli çok ki,
Canı gönülden çekip çıkaran aşk olmadıkça
İnsan, hep ayrı kalıyor!
Ben bu tutam tutam sevicilerden olmadım yabancım
Sen de olma,
Gerekirse dayan kalbin yarasına
Özlemin darbesine
Ayaküstü sevmenin bedeli daha büyük inan.
(3)Sanma ki yıllanıp tatlanır mesafeler yabancım!
Ömrü kelebek kadar sevgiler,
Gövde çürür, ruh çürür
Et, mayasıyla dökülür
Cüzzamlı hasta nasıl bulursa yüzünü yerde;
Öyle korkak devrin aşkları yabancım
Devrin adımları, öyle cüretsizce…
(4)Oysaki aşk yıkılacağını bile bile şehirler yapıp,
Bir yabancıyla balkonlarda deprem beklemek
Bir tek onun eline sığıp
Avucunda, krokiler çizmek yarına,
Aşk, ölümünün mimarı yapar insanı yabancım
Ölümü gözden çıkarıp da…
(5)Aşk yabancım;
Durup dururken
Ve öyle durup durup sevmektir
Çekinme;
Bu naçiz sevgi sözcükleri
Hep seni tanımak için
Ve de sivrilmek, yanmış sevdaların yabancı küllerinde
Faraziyi delip geçen şiir,
Başka ne için yazılır,
Sevgiliden sevgiliye.
