2026
No 01

Aleksandr Soljenitsin’in Ivan Denisoviç’in Bir Günü Adlı Eserin Sovyet Edebiyatı Üzerindeki Etkileri

İvan Denisoviç’in Bir Günü Aleksandr Soljenitsin tarafından yazılan ve 1962 yılında yayımlanan eserdir. Konu bakımından Gulag mahkumu olan İvan Denisoviç Şuhov’un bir gününü anlatmaktadır ve bunu yaparken Stalin’in rejimine ve devlet sistemine eleştirmektedir.  Eser yayımlandığında, devlet büyükleri, okur ve diğer yazarlar tarafından çok sevilmiş ve A. Soljenitsin’in ilk kitabı olduğu halde yazara büyük bir ün getirmiştir. Ancak 1970’li yıllarda bu eser devlet tarafından yasaklanmış ve her yerden toplatılmıştır. Sadece 1988 yılında bu yasak kaldırılmıştır.

Aleksandr İsayeviç Soljenitsin, 1918 yılında doğmuş, Архипелаг ГУЛАГ (Arhipelag GULAG, “Gulag Takımadaları”), В круге первый (V kruge pervıy, “Çemberde İlk”), Матрёнин двор (Matryonin dvor, “Matryöna’nın Avlusu”), İvan Denisoviç’in Bir Günü gibi eserlerle tanınmış yazar, eleştirmen, dramaturg ve siyasetçi. II. Dünya Savaşı’nda Merkez Cephesi’nde ve Bryansk Cephesi’nde görev yapmıştır. Bu yıllarda A. Soljenitsin arkadaşlarıyla mektuplaşırken, Stalin’e Leninizm’in fikirlerini çarpıtmasından ve devletin bir nevi serfliği devam ettirmesine eleştirilerde bulunmuştur ve bu yüzden 1945 yılında tutuklanmıştır. Soruşturma sonrası 8 yıl çalışma kamplarına ve sonrasında ölümüne kadar sürgüne gönderilmiştir. Çalışma kamplarında geçirdiği zaman içerisinden marksist görüşlerinden ayrılıp daha Ortodoks fikirlere yanaşmıştır. Bu Gulag hayatını, Soljenitsin İvan Denisoviç’in Bir Günü ve V kruge pervıy eserlerinde resmetmiştir. 1956 yılında Soljenitsin sürgün cezası devlet tarafından kaldırılmıştır. L. Brejnov’un ülkenin yönetimine geçmesinden sonra yazarın eserlerinin basılması daha zor olmuştur. 1966 yılında da Soljenitsin gibi yazarlar Sovyet taihi gerçeklerini saptırmakla suçlanmışlardır. 1970 yıllarında ise yazar tamamen devlete karşı eleştirilerde bulunup kendi dini-vatansever düşüncelerini yaymaya başlamıştır. 1974 yılında ise Soljenitsin vatan haini kabul edilmiş, bunun sonucunda Sovyet vatandaşlığından ret edilmiştir ve sürgüne yollanmıştır. Ailesi ve kendisi Avrupa’ya taşınmıştır ve daha sonra İsviçre’ye yerleşmişlerdir. 1975 yılında politik konuşmalarla Amerika ve Kanada’ya gitmiş ve 1976 yılında Amerika’ya taşınmıştır. Bu süre zarfında ise SSCB hükümetine eleştiri barındıran siyaseti yaymaktadır, Amerika’nın Vietnam’daki hareketlerinin savunmuştur. 1990’lı yıllarda ise yazar ve devlet arasında gerginlik tamamen kaybolmaya başlamış ve 1994 yıllında ise vatanına geri dönebilmiştir.

İvan Denisoviç’in Bir Günü 1959 yılında yazılan ve 1961 yılında daha az eleştiri barındıran ilk versiyon, Aleksandr Soljenitsin tarafından Новый Мир (Novıy Mir, “Yeni Dünya”) dergisine gönderilmiştir. Bu versiyon dergi yönetmenliğindeki herkes tarafından sevilmiştir. 1962’de baskısı yayımlansın diye, kopyası N. Kruşçev’e gönderilir, o da onayladıktan sonra basıma girer. Bu eser Soljenitsin’e dünya çapında bir ün kazandırır ve 1962 yılında Sovyetler Yazar Birliği’ne üye olarak kabul edilir. 1965 yıllarından sonra Soljenitsin, görüşlerinden dolayı devlet tarafından düşman olarak kabul edildi. 1968 yılında ise Soljenitsin, eserinin son düzenlemesini yapmıştır, ve ilk kitaba oranla daha fazla eleştiri barındırmaktadır. 1970’li yılların başlarından yazara ait kitaplar kütüphanelerden alınıp ateşe verilmeye başlanmıştı. Bu dönem İvan Denisoviç’in Bir Günü de bir çok kopyası ve çevirisi yok edilmişti. Ancak 1988 yıllında yasak lisetesinden kaldırılmıştır. 1990 yılında ise eser anavatanında yeniden baskıya girmiştir.

İvan Denisoviç’in Bir Günü, eserin isminden tahmin edilebilecek gibi, İvan Denisoviç Şuhov, II. Dünya Savaşı’nda Almanlara esir düştüğü için casus muamelesi görmüş ve suçsuz yere on yıl hüküm giyen bir mahkumun, çalışma kampındaki bir gününü anlatmaktadır. Bu eser Stalin baskıcı rejimini, haksız yere mahkum olmuş insanları, çalışma kamplardaki kötü şartları, oradaki mahkumların insan dışı varlıklar olarak görülüp eziyetlerini göstermiştir. Şuhov bir günü anlatırken aslında  daha önce geçirdiği günleri ve daha sonra geçireceği tüm günleri göstermektedir. Ayrıca kullanılan her karakter o dönemdeki farklı insanları resmetmektedir: İvan Şuhov, o dönemin Hristiyan basit ancak kurnaz köylüyü; Sezar Markoviç, Şuhov’a  (ve bütün köylülere) karşılık olarak daha iyi bir yaşam standartlarına sahip şehrileştirilmiş fikir adamı karakteridir; Tyurin Andrey Prokofiyeviç, sadece babası кулак (kulak, zengin köylü) olduğu için mahkum olanları; Baptist Alyoşka, o dönemin din adamlarını; Gopçik ise o baskıcı rejimin çocuk mahkumlarını temsil etmektedirler.Bu mahkumların yanında ise başka bir tipleme kendini gösteriyor, baskıcı rejimin kolu olan kampın müdürü, Volkov.

Hikaye, mahkumların sabah saat beşte kalkmasıyla başlıyor ve daha sonra yavaş yavaş hikayenin karakterleriyle tanıştırıyor. Olayların gelişimi ise İvan Denisoviç’in bir gün içeresinde yaşadığı olaylar: öncelikle, kalkma saatinden sonra Şuhov’un yatması ve bunu sonucunda muhafızların odasını temizlemekle cezalandırılması, sonrasında yemekhaneye gitmesi, ateşi olduğu halde istirahat alamaması, mahkumların iş yapmaları, postaneye gidip Sezar’ın kargosunu alması. Baptist olan Alyoşa karakteri ile hayat, mutluluk, ahlak ve din üzerinde konuşması ve sonrasında Şuhov’un denetleme anında Sezar’a yemek kargosuyla yardım etmesi. Sonunda ise İvan Denisoviç bütün bir gününün nasıl geçtiğini düşünüyor ve mutlu ve iyi bir gün olduğuna kanaat getiriyor.

Aleksandr Soljenitsin’in İvan Denisoviç’in Bir Günü Şuhov karakteriyle aslında yazarın kendisi de yaşadığı deneyimleri, Stalin dönemindeki baskıcı rejimin insanlar üzerindeki etkisini göstermektedir. Aynı zamanda Krusçev’in başa geçmesiyle ve ilerletmeye çalıştığı Stalinin kült kişiliğinin yıkılması propogandası çerçevesinde çıkan bir eserdir. Editörlerin bir kısmı eserin ilk versiyonunda aslında ülkenin bütün sorunun Stalin olduğunu vurgulamasını istemişlerdi, ancak Soljenitsin buna karşı çıktı, çünkü ona göre sorun Stalin’in kendisi değil sistemdir, ancak hikayede direk vermese de Stalin’e, батька усатый (batiko usatıy, bıyıklı baba) demiştir. Soljenitsin’in eseri Sovyet dönemin totaliter düzenini, farklı kademelerdeki büyüklerin ve partiden olan insanların diğer insanlara uyguladığı eziyetleri, suçsuz insanların mahkum edildiklerini anlatmış ve hükümeti eleştirmiştir. Yarattığı değişik tiplemelerin aslında bu sistem içinde, Y. Zamyatin’in Biz eserinde olduğu gibi, sadece numaralardan oluşan birer karaktersiz işçi olduğunu savunmuştur. Aynı zamanda mahkum (yani basit işçi) ile gardiyanları (devletin sisteminde çarklar ve bu sistemi yayanlar) karşılaştırarak, işçilerin ayakkabı ve yiyecek alacak paraları bulunmazken sistemi yönetenlerin güzel ve rahat bir hayat sürdüğünü öne sürmüştü. Lakin Şuhov burada çalıştığı süre zarfında aldıkları paranın sadece karın doyurabileceğini, bu soğuk iklimi karşılayacak iyi kıyafetlerin olmadığını söylüyor, ancak gardiyanlar ise kendi sıcak odalarında ve binalarında rahat bir şekilde atletle durduklarını, mahkumların kargolarında bulunan eşyaları ve yiyeceklerin büyük bir kısmını kendilerine aldıklarını söyler. Buradan yazarın devlet hakkında düşünceleri ortaya çıkar, ona göre devlet, çocuk büyük farketmeden, herkese zülüm eden bir makinedir, ve bunu serflikle karşılaştırır. Ayrıca  İvan Denisoviç’in Bir Günü’nde tasvir edilen çalışma kampı tüm Sovyetler Birliğinin mikrokozmosudur. Proleterya ve köylü halk kendi karnını doyurmak için çalışırken, devlet ise burjuva gibi hayat sürüp, hala işçiden, rakulaçivaniye dönemi ile yaptığı gibi, haklarını almaktadır.

İvan Denisoviç’in Bir Günü Aleksandr Soljenitsin tarafından yazılan ve 1962 yılında yayımlanan eserdir. Konu bakımından Gulag mahkumu olan İvan Denisoviç Şuhov’un bir gününü anlatmaktadır ve bunu yaparken Stalin’in rejimine ve devlet sistemine eleştirmektedir.

Yazı: Evgheni Batu
Grafik: Eren Kavcı

Eser Galerisi

Çıkış yapmak istediğinize emin misiniz?

bildirimler.