2026
No 06

Çocuk Senden Sana

  Bazen bir çocuğun üstündeki renkli kıyafetler kadar uyumsuz hissedersin kendini. Yeşil bir pantolonun üstüne giydirilmiş pembe bir tişört gibi uydurulmaya çalışılmışsındır. En garibi, ne kadar uyumsuz olduğunu bile bile o pembe tişörtü giymene kimse engel olmamıştır. Çünkü artık kendi kıyafetlerini seçebilecek, kendi kendine giyebilecek yaştasındır. Bu senin sorumluluğundur, sonuçları da yalnızca senin görünüşünü etkiler. Pembe tişört üzerindeyken çekilmiş fotoğraflarına bakar ve “Allah aşkına kimse bana engel olmamış mı?” der gülersin. Oysaki kimsenin umurunda değildin, inan bana, yeşil pantolonun bile umrunda değildi bu uyumsuzluğun. Çocuk olduğun için senin de umrunda değildi. Hatta tam aksine o uyumsuzluğu beğenmiştin. Onlar üzerindeyken güzel hissetmiş ve bir fotoğraf bile çekinmiştin. Hatta poz vermiş dişlerinle gülümsemiştin fotoğrafa..

  Uyumsuzluğun büyüsü bu. Kimileri için rahatsız edici derece göz tırmalayıcıyken, bazıları için gülümseyip poz verecek kadar hoş görünür. Çocuk sen, için güzeldi. Çünkü çocuk olduğun için daha başka görüyordun, çünkü kalbin kendi beğendiğini yapabilecek kadar cesur ve saftı. Artık kendi seçtiğin kıyafetleri giyebildiğin için mutluydun, büyümüş hissediyordun, umut doluydun. Şimdi de büyümüş ve  gülümseyen o çocuğu yargılıyorsun asık suratınla. Ne kadar da çirkin giyinmişim diyorsun kendi kendinle alay ediyorsun. Oysaki o sendin, o hala sensin. Sende bin bir umutla ve cesaretle uydurdun kendini başka hayatlara, hayallere. Şimdi yalnızlığından, uyumsuzluğundan şikâyet etmeye hakkın var mı? 

  İnsan, ne yaşarsa yaşasın inanmaya ve sevmeye ne kadar meyilli. Sen yeşille pembeyi beraberken sevmiştin. Güzel olduğuna inanmış ve favori kombinin yapmıştın onu. Sen henüz kalbin safken sevmiştin. Şimdi kendi uyumsuzluğunun içindeki masum bir uyumsuzluğa gülüyorsun. Sonuçta yeşilin üzerine giydirilmiş pembe bir tişört gibi rahatsızlık verdiğini düşünüyorsun insanlara.  Başkaları sevmeye değer görmüyor ve pembe tişört uyumsuz olmuş diyorlarsa bunda onların suçu ne? Zorla kabul ettirebilir misin o tişörtü onlara? Sırf başkaları uyumsuz buldu diye değiştirmen gerekir mi peki? 

  Şimdi ne yapacaksın, bulunduğun ve bulunmak istediğin yerden vaz mı geçeceksin, yoksa kendi rengini mi değiştireceksin? Belki de yeşil ve pembe tekrar moda olana kadar beklemelisin. Belki de başkalarının gözünden bakmaya çalışmamalısın kendine. Onlar da sonra fotoğrafa bakıp gülümseyebilir, bu masum uyumsuzluğuna. Çünkü fotoğrafta görünüyor olabilir çaban. Belki çaban, kendi kalbinle sevmen ve cesurca inandığın yolda gitmen uyumsuzluğunu güzel yapmıştır. Belki pembe tişörtün üstünde yeşil benekler vardır yeşil pantolonunla uyan. Belki pembe ve yeşil o kadar da uyumsuz değildir, en azından çocukların ve çocuk kalplilerin dünyasında.  Kimseyi bu uyumsuzluğa ikna etmene gerek yok, tişörtü çıkartmana da, istediklerinden vazgeçmene de gerek yok.  Belki de bu çocuk olan senden sana bırakılmış bir mesajdır.  O zaman sende onun gibi bütün uyumsuzluğunla kameranın karşısına geç, poz ver ve dişlerinle gülümse.

Belki de bu çocuk senden sana bırakılmış bir mesajdır.  O zaman sende onun gibi bütün uyumsuzluğunla kameranın karşısına geç, poz ver ve dişlerinle gülümse.

Yazı: Havvanur Özgür
Çizim: Silva Türkeli

Eser Galerisi

Çıkış yapmak istediğinize emin misiniz?

bildirimler.