2026
No 05

Parmaklarıyla Gören Mimar

Chris Downey, 47 yaşındayken beyin tümörünün büyümesiyle göz sinirlerine baskı yapması sonucu bir beyin ameliyatı geçirdi. Bu ameliyatın sonunda da görme duyusunu yitirdi. 20 yılı aşkın süredir mimarlık yapmasına rağmen, görme engelinin onu mesleğinden alıkoymasına izin vermedi. Görme yetisini yitirmişti ama tasarlama yeteneğini kaybetmemişti. Sadece mekanı deneyimlemek için farklı araçlara ihtiyacı vardı; Bastonu, parmakları ve ayaklarıyla mekanı deneyimliyordu. Yazıları sese dönüştüren bilgisayar uygulamasını kullanmayı öğrenip, mumla kaplanmış ipliklerle kağıda yapışan Wikki Stix kullanarak çizimler yapmaya başladı. Mürekkeple yazılmış yazıları kabartılmış metinlere dönüştüren yazıcıları kullandı.

Mesleğini hala tutkuyla devam ettirmek istese de ameliyattan sonraki ilk dönemlerde görme engeli iş hayatını olumsuz etkiledi. Ekonomik sebeplerin de etkisiyle işten çıkarıldı. İlerleyen dönemlerde görme engelli meslektaşı Pereira ile çalışma fırsatı buldu. Pereira, görme engelli bir mimarın, mimarinin özellikle akustik, dokunsal ve koku özelliklerine duyarlı olduğunu söylüyordu. Downey, Pereira’nın duyular üzerine çalışmalar yapmasından oldukça etkilendi ama ameliyat sonucu koku duyusunu da yitirmesi sebebiyle kendini dezavantajlı konumunda gördü. Görüş ve kokuya karşın, sadece dokunma, ses ve tad duyularıyla güzel yapıtlar ortaya çıkarmak zorundaydı. 

Downey, geçirmiş olduğu ameliyat sonrasında yapı tasarımında görme engellilerin mekanlari deneyimleyebilmeleri ile ilgili konulara daha fazla önem vermeye başladı. Bu bağlamda görme engelli öğrencilerin binada dolaşmasını kolaylaştıran; oda numaralama sistemine yardım etti. Yapının önemli noktalarında farklı döşemeler kullanarak bastonun çıkardığı sese göre mekanı keşfetmelerini sağlandı. 

Bizler, mimariyi görme duyusu ağırlıklı inceleme eğilimindeyiz. Bu durum, duyularımızla edindiğimiz verileri tekilleştiriyor. Mekanı keşfetmek için duyuları kaynaştırmamız gerekir. Goethe “Eller görmek ister, gözler okşamak.” der. Görme yetisini yitirmek mimar için aşılamaz bir sorun değildir. 

Juhani Pallasma’nın ifade ettiği gibi “Görme, dokunmanın zaten bildiğini ortaya çıkarır. Dokunma duyusuna görmenin bilinçdışı olarak bakabiliriz. Görme dahil bütün duyular dokunma duyusunun uzantılarıdır. Görme yalıtır, ses birleştirir; görme doğrultusaldır, ses tüm yönlere doğrudur. Görme dışsallığı imler, ses ise bir içsellik deneyimi yaratır.” (1) Görme duyusu olmayan bir insanın dokunma ve ses duyularını daha yoğun kullanması durumu özgün bir mimari deneyim yaşatır.

  1. (Juhani Pallasmaa, Tenin Gözleri, 1996)

Bizler, mimariyi görme duyusu ağırlıklı inceleme eğilimindeyiz. Bu durum, duyularımızla edindiğimiz verileri tekilleştiriyor. Mekanı keşfetmek için duyuları kaynaştırmamız gerekir.

“Eller görmek ister, gözler okşamak.” Goethe

Yazı: Aysema Yılmaz
Grafik: Hilal Yılmaz

Eser Galerisi

Çıkış yapmak istediğinize emin misiniz?

bildirimler.